• 0850 251 4040
  • Gece Hattı: 0212 953 43 23 (18:30-07:00)


Yeni Başlayanlar

Foreks piyasası işlem hacmi bakımından dünyanın en büyük finansal piyasasıdır. Foreks kelimesi İngilizce Foreign Exchange kelimelerinin kısaltmasıdır.

Kelime anlamı döviz değişim piyasası olan foreks, günümüzde en çok para birimleri üzerinden işlem yapılan bir piyasa olma özelliğini korumakla beraber aynı zamanda kıymetli madenlerin, petrolün, pamuğun, hisse senedi endekslerinin vade kontratlarının yani kısaca CFD (Contract for Difference) olarak adlandırılan emtia ve hammadde fiyatlarının üzerinden de işlem yapabilme olanağı sağlayan finansal bir piyasadır. Foreks piyasası, spot piyasadır. Spot işlemler, para birimleri arasında bir değişim sağlar ve o anki fiyatları anında yansıtır.

Hayatının büyük bir bölümünü ekonomi yazarlığı yaparak geçiren Charles Dow, 6 Kasım 1851'de Connecticut'ta dünyaya gelmiştir. Çiftçi bir babanın oğlu olan Charles Dow kendisine meslek olarak gazeteciliği seçmiş ve ölümüne kadar çeşitli gazetelerde muhabirlik ve editörlük yapmıştır.

Bir maden kasabası olan Leadville, Colorado'da finans muhabirliği yapmaya başlayan Charles Dow, konusunda daha iyi çalışmalar yapabileceği New York'a yerleşmiş ve Wall Street'te Maden Borsası ile ilgili bir iş bulmuştur. Kısa zamanda güvenilir ve finans konusunda uzman bir muhabir olarak geniş çapta bir ün kazandıktan sonra Edward D. Jones ile karşılaştığı Kiernen Haber Ajansında göreve başlamıştır.

Kasım 1882'de Charles Dow ve Edward D. Jones Kiernen'dan ayrılarak Dow Jones & Company'yi kurmuşlardır. Çalıştırdıkları muhabirlerin topladıkları piyasa haberlerini ertesi gün için derleyip yayınlayarak The Wall Street Journal'ın ilk tohumlarını atmışlardır.

The Wall Street Journal ilk olarak 8 Temmuz 1889'da yayın hayatına başladığında Charles Dow gazetenin editörlüğünü yapmaya başlamış ve gazetesinde finans ve yatırım gözlemlerini, fikirlerini yayınlamaya başlamıştır.

Modern Teknik Analizin atası olarak nitelendirilen Charles Dow'un The Wall Street Journal gazetesinde 1900 - 1902 yılları arasında yayınlanan makalelerinden derlenerek ortaya çıkarılan Dow Teorisi, teknik analiz metotlarının en eskisi ve hakkında en çok araştırma yayını yapılmış olanıdır.

Teorinin amacı, hisse senedi piyasasının yönünü (trendini), genel iş dünyasının gidişatı ile ilişkilendirmek, kısa vadeli fiyat hareketlerini göz ardı ederek hisse senedi piyasasının genel yönünü tahmin etmeye çalışmak ve bu sayede belirlenen trendin doğru zamanda doğru tarafında yer alabilmektir.

1900'lü yılların ilk başlarında Charles Dow tarafından bu prensiple birlikte diğer çalışmaları, kendisinin ardından gelen ve çalışmalarını devam ettiren William Peter Hamilton tarafından geliştirilip düzenlenerek bugün bilinen Dow Teorisi oluşturulmuştur. Derlemelerini 1922 yılında Stock Market Barometer adlı bir kitapta yayınlayan William Peter Hamilton'dan sonra Robert Rhea 1932'de Dow Theory adlı çok daha tamamlayıcı ve düzenli bir kaynak yayınlamıştır. Yayınlanmış bu çalışmalardan hareketle Dow Teorisi Foreks piyasası için de uyarlanabilir.

Bir hisse senedinin fiyatı, o hisse hakkındaki anlık veya potansiyel tüm duygu, yargı ve haberleri yansıtmaktadır. Yatırımcılar duydukları haberleri hemen başkalarına iletirler. Haberin olumlu veya olumsuz oluşu arz ve talebi, dolayısıyla hisse senedinin fiyatını etkileyecektir. Bu sebeple piyasa katılımcılarının bilgisi dahilinde olan her şey fiyatı etkileyecek, fiyat verileri ile hesaplanan endeksler de her şeyi yansıtacaktır.

Herhangi bir zamanda hisse senedi piyasasını etkileyen ve birbiri içerisinde gerçekleşen üç hareket (trend / akım) vardır.

Yükselen (bull) veya düşen (bear) piyasa trendini gösteren ana trend, bir yıldan birkaç yıla kadar süren bir dönem içerisinde gözlemlenebilmektedir. Yeni oluşan fiyat eski fiyata göre yüksekse (higher-highs, higher-lows) ana trend yükseliş yönündedir. Eğer yeni fiyatlar eski fiyatlara göre daha düşükse, (lower-highs, lower-lows) ana trend düşüş yönündedir.

Yükselen bir piyasadaki önemli düşüşler veya düşen bir piyasadaki önemli yükselişler olarak gerçekleşen ikincil trendler bir aydan birkaç aya kadar sürmektedir. İkincil Trendler ana trendin ara, düzeltme reaksiyonları olarak oluşurlar. Genellikle bir önceki ikincil hareketin 1/3'ü ile 2/3'ü arasında hareket ederler. Aşağıdaki grafikte Ana Trend (A) ve İkincil Trendler (B ve C) ile gösterilmektedir.

Bir günden üç haftaya kadar süren minor trend kısa vadeli olduğundan ve manipülasyonlara maruz kalabileceğinden uzun vadeli yatırımcıları yanlış yönlendirebilirler. İkincil trend birkaç minor trendden oluşmaktadır. Ana ve ikincil trendler uzun süreli olduklarından manipülatif hareketlerden etkilenmez, çünkü manipülasyonlar bu kadar uzun süremezler. Foreks piyasası için trend aşamaları aynı olsa da kaldıraçtan dolayı daha hızlı bir piyasa olduğundan aşamalar daha kısa vadeli olarak değerlendirilir.

İkinci prensipte açıkladığımız gibi en önemli piyasa hareketi olarak nitelendirilen ve hem düşüş hem de yükseliş yönünde gerçekleşebilen ana trend, bir yıldan birkaç yıla kadar sürmektedir. Ana trendin gelişimi ve sonuçlanması üç aşamadan oluşmaktadır.

Birinci aşama bilinçli yatırımcıların ekonomik iyileşme ve uzun vadeli büyüme beklentilerinden kaynaklanan yoğun alımları ile başlamaktadır. Genel piyasa koşulları sıkıntılı ve karamsardır. Bilinçli yatırımcılar bu sıkıntıdan etkilenerek satılan hisse senetlerini satın alırlar.

İkinci aşamada genel ekonomik koşullarda düzelme ve şirket karlarında artışlar görüldükçe piyasadaki diğer yatırımcılar da alıma başlarlar.

Üçüncü ve son aşamada ekonomik koşullar oldukça iyi görünmekte ve şirket karlılıkları rekor düzeylerde gerçekleşmektedir. Bu olumlu piyasa şartlarında, karamsar yatırımcılar da dahil olmak üzere herkes fiyatların daha da yükseleceği düşüncesi ile daha çok hisse senedi almaya başlar. Bu aşamada bilinçli yatırımcılar devreye girerler ve düşüş beklentileri olduğu için ilk aşamada satın almış oldukları hisse senetlerini satmaya başlarlar, yani karlarını realize eder, ve olası düşüşlere karşılık önlem almaya başlarlar. Aşağıdaki grafikte yükseliş trendi için üç aşamalı alış-satış hareketleri gösterilmektedir.

Bir düşüş trendi, bilinçli yatırımcıların düşüş trendi beklentileri ve karlarını realize etmek amacıyla ellerindeki hisse senetlerini satmaları ile başlamaktadır. Yükseliş trendinin sonunda fiyatlar yükselmiş ve piyasa aşırı doyum noktasına ulaşmıştır. Artık fiyatların daha fazla yükselmeyeceğini düşünen ve karlarını realize etmek isteyen yatırımcılar, ellerindeki hisse senetlerini satmaya başlarlar ve fiyatlar bu aşamada düşmeye başlar.

İkinci aşamada ekonomik koşullar kötüye gitmeye başlar ve şirket karlılıklarında önemli düşüşler görülür. Buna aşırı arz nedeniyle hisse senedi fiyatlarındaki düşüş de eklenince daha çok sayıda yatırımcı satışa başlar.

Son aşamada da kötü piyasa haberleri yayılmaya başlar ve yatırımcılar hisse senetlerinin gerçek değerini göz önüne dahi almadan panik bir şekilde satmaya devam ederler. Düşüş trendi sona erdikten sonra resesyondaki iyileşme beklentileri ile birlikte bilinçli yatırımcılar tekrar yoğun hisse senedi alımlarına başlarlar ve böylece yeni bir yükseliş trendine girilir.

Dow Teorisi hisse senedi fiyat hareketleri üzerine kurulmuştur. Fiyat hareketlerinin yetersiz kaldığı belirsizlik durumlarında işlem hacmi verilerinden faydalanılmaktadır.

İşlem Hacmi grafiği ana trend doğrultusunda hareket etmelidir. Fiyat artarken işlem hacmi zayıf kalıyorsa veya fiyat düşerken işlem hacmi artıyorsa süregelen trendde bir değişim olacağı söylenebilir.

Aşağıdaki grafikte yükselen ana trendi onaylayan işlem hacmi grafiği görülmektedir.

Yükseliş trendini yeni fiyatların eskilerine oranla yüksek olması (higher-highs, higher-lows) şeklinde tanımlamıştık. Bir yükseliş trendinin sona ermesi için en azından bir kez yeni fiyatın eskisinden düşük olduğunu görmemiz gerekmektedir (düşüş trendi için de tersi durum söz konusudur).

Yükseliş trend sinyali yeni fiyatların eskilerinden yüksek olması durumunda veriliyordu (düşüş trendi için ise tersi durum söz konusudur). Aşağıdaki (a) örneğinde X noktasında bir düşüş hareketiyle kesilen yükseliş trendi görmekteyiz. Bu örnekte üç adet yeni yüksek tepe (higher-high) ve üç adet de yeni yüksek dip (higher-low) görülmektedir. Trend üçüncü düşüşten sonra tekrar yükselmiş fakat yeni bir yükseliş yapamamış ve üçüncü (önceki) tepeyi geçememiştir. Daha sonra gerçekleşen düşüş, ortalamayı aşağı çekerek bir düşüş trendini başlatmıştır.

(b) örneğinde, yükselmekte olan bir piyasada üçüncü çıkış gerçekleştikten sonra ortalama, bir önceki dip noktasının da altına düşerek düşüş sinyalini vermeye başlamaktadır. Bu örnekte X değeri düşüş trendinin ilk dip noktası değil, yükseliş trendinin son parçasıdır. Dow Teorisi ile ilgilenenlerin çoğu X noktasını bir düşüş sinyali olarak nitelendirmeyip Y noktasını beklemeyi tercih etmektedirler. Bu gibi belirsiz durumlarda yorum yapabilmek için bazı ek göstergelere de başvurmak ve önlemler almak gerekmektedir.

Eğer işlem hacmi verileri, düşecek bir piyasayı işaret ediyorken açık bir şekilde manipülatif olan yükseltici hareket gözlenecek olursa, bu durumda piyasanın düşme ihtimali oldukça yüksektir.

Bu gibi özelliklerin görülemediği durumlarda şüphede kalmadan dikkatli karar verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, teknik analiz kanıtların ağırlıklarından yola çıkarak trendlerin dönüş noktalarını belirlemek üzerine kurulmuştur. Dow Teorisi bu kanıtlardan sadece biridir. Eğer birkaç indikatör daha bu belirsiz X noktasında bir trend dönüşünü gösteriyorsa burada trendin döneceğine artık kanaat getirebiliriz. (c) ve (d) örnekleri düşen bir piyasadaki belirsizlik noktalarını göstermektedir. Aşağıdaki grafikte de bir ana yükseliş veya düşüş trendi dönüşü sonucunda bir doğru oluştuğunda bunu süregelen ana trend içinde bir hareket mi yoksa yeni bir ana trendin ilk basamağı mı olduğunun ayrımını görebilirsiniz. Bu nokta, Dow teorisinin en kritik ve yorumlanması en güç noktasıdır.

Unutulmaması gereken bir nokta, ikincil hareketler bir önceki ana trendin en az 1/3'ünü tekrarlamalı ve kendinden önceki diğer ikincil hareketin sonuçlanmış olması gerekmektedir. Aynı zamanda ikincil hareketler en az 3-4 ay kadar devam etmelidir. Bir diğer ipucu da, işlem hacmi verileri ile, süregelmekte olan ana trendin olgunluğudur. Eğer piyasada üçüncü aşama olarak adlandırılan spekülasyonlar, yanlış umutlanmalar, yaygın bir karamsarlık hüküm sürüyorsa ana trendin dönüş noktasındaki düzensiz hareketler daha fazla olacaktır, fakat kısa sürelidir. Özetle, Dow Teorisi piyasanın ana trendinin süresini ve büyüklüğünü değil, yönünü belirlemekte kullanılmaktadır. İki endeksin birbirini onaylaması kaydıyla bir dönüş noktasında yeni bir trendin başlayacağı varsayımı yapılabilir.

Yükselen ve düşen piyasaların her ikisi de üç aşamada gerçekleşmektedir. Bu aşamaların belirlenmesi ve fiyat/işlem hacmi arasındaki ilişkinin doğru kurulması sonucunda mevcut trenddeki değişimi anlayabilmek için yeterli indikatörler belirlenmiş olur.

Dow Teorisi Tahminleri’nin 1946’dan beri bu kadar başarılı olmasının sebeplerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

Hisse senetleri ile para kazanmanın başlangıç noktası pazarın hangi yolla çıkış yaşadığını bilmektir. Kişilerin çoğunun piyasada doğru zamanlamanın yapılamayacağını söylemesine karşın; gerçek, çoğu yatırımcının doğru zamanı yakalayamadığıdır.

Ancak son 100 yıldır, bir sistem -Dow Teorisi- hisse senedi fiyatlarının hangi noktalarda yükseleceğini göstermektedir.

Adını kurucusu Charles Dow’dan (1880’de hem Dow Jones & Company’nin hem de The Wall Street Journal’ın kurucularından) alan Dow Teorisi, uzun dönemde hisse senetleri piyasasının sahip olduğu trendin yönünü ölçmektedir. Dow Teorisi, televizyon ve radyolarda çok sıkça bahsedilen küçük günlük veya haftalık dalgalanmaları değil, uzun dönemli trendleri ölçmektedir.

1900 ve 2000 yılları arasında piyasadaki uzun dönem trendi 27 defa yön değiştirmiş ve Dow Teorisi bu değişimlerin 25 tanesini doğru olarak tahmin etmiştir. Diğer bir ifade ile, Dow Teorisi zaman tahmininde %92.6 başarılı olmuştur.

Aşağıda bu tahminlerden birkaç örnek verilmektedir:

- 22 Ekim 1929’da Dow Teorisi hisse senedi fiyatlarının ani bir düşme (çöküntü) yaşayacağı şeklinde uyarı vermiştir. Hatırlanacağı gibi, yüzyılın en ünlü piyasa düşüşü bu tarihten sadece 1 hafta sonra 29 Ekim 1929’da yaşanmıştır.

- 1975 yılının Ocak ayında 2 yıllık bir ayı piyasasını takiben, Dow Teorisi hisse senedi fiyatlarının tekrar bir sıçrayışa geçeceğinin ve tekrar alışa geçmek için uygun zaman olduğunun sinyalini verdi. Tabi ki hisse senetlerinin fiyatları yükselişe geçti. Bir sonraki yıl boyunca DJIA %38 yükselerek yılı 852.4’ten kapattı.

- 1987 yılının Ekim ayında Dow Teorisi hisse senetlerinde bir aşağıya düşüş eğilimi öngördü. Bu mesaj, “Kara Pazartesi” olarak adlandırılan 19 Ekim gününden hemen önce, DJIA’nın tek bir işlem gününde %22.6 değer kaybettiği zamanda verilmiştir.

- 1991 yılının Ocak ayında Dow Teorisi, yeni bir Boğa Piyasası’nın başlangıcını işaret etti. Hisse senetleri yükselişe geçti ve bu yükseliş 1990’lı yılların büyük bir bölümünde devam etti.

- 4 Ağustos 1998’de, sistem yakında bir düzeltme olacağını söyledi. Ayın sonu itibarıyla, DJIA sadece 27 işlem gününde %11 değer kaybetti.

Dow Teorisi üzerine yıllar boyu yürütülen çalışmalar neticesinde modern teknik analizin temelleri atılmıştır. Teknik analizi bir kale olarak görürsek Dow Teorisi’nin binanın temeli olduğunu hiçbir zaman unutmamak gerekir. Yatırımcılar teknik analiz varsayımlarından kendilerine uygun olanı seçerken Dow Teorisi’nin varsayımlarını her zaman göz önünde bulundurmalı ve oluşturdukları stratejilerin teoriye uygunluğunu denetlemelidir.



  • İletişim


    Nispetiye Cad. B3 Blok Kat 9
    Akmerkez Etiler / İSTANBUL

    Tel

    : 0850 251 40 40

    Faks

    : +90 (212) 282 09 98

    Email

    :


  • Takip Edin



FXTCR.com web sayfasında sunulan finansal piyasalara dahil bilgiler genel nitelikte olup müşterilerin alım-satım kararlarını destekleyecek yeterli bilgi sadece bu sayfada bulunmayabilir. Yatrımıcılar işlem kararlarını verirken bu bilgiyi de göz önünde bulundurmak zorundadır.

Forex piyasası kaldıraçla çalışan bir pazardır, dolayısıyla yüksek seviyelerde risk içerir ve yatırdığınız paranın tamamını kaybetmenize sebep olabilir. Bu nedenle kaybetmeyi göze alabileceğiniz tutardaki miktarla işlemlerinizi gerçekleştirmenizi tavsiye ederiz. Forex yatırımları her yatırımcı için uygun bir pazar olmayabilir.


© FXTCR 2016